21 Ekim 2012 Pazar

Trekking Turları-4: Hochfelln Zirvesi

Hochfelln Zirvesi (1.674 metre)
Münih'te Ekim Ayı içinde bahardan kalma bir günde yapılabilecek en güzel aktivite dağlara tırmanmak tabii ki. Radyolar 20 Ekim gününde muhteşem bir hava olacağını günler öncesinden bangır bangır duyurunca, o gün tüm yorgunluğumuza rağmen düştük erkenden yine yollara... Bu sefer hedef Hochfelln Zirvesi, yani 1.674 metre. Ekibimiz Yeşim-Fatih-Gökçe Demirci...Yürüyüş başlasın artık!

13 Ekim 2012 Cumartesi

Trekking Turları-3: Höllentalklamm




Bu haftasonu güzel havayı fırsat bilip yine bir yürüyüş organizasyonu düzenledik. Bu sefer 3 kız arkadaş (Gökçe - Tuğçe - Özlem ) düştük yollara. Hedefimiz Höllentalklamm. Garmisch yakınlarındaki bu doğa harikası gerçekten görülmeye değer. 


7 Ekim 2012 Pazar

Trekking Turları-2: Herzogstand Zirvesi

Walchensee'de ilk gün Jochberg Zirvesi'ne tırmanma serüvenimizi sizlerle paylaşmıştım. Sıra, o haftasonunun 2. gününde Herzogstand Zirvesi'ne yaptığımız yürüyüşü sizlerle paylaşmaya geldi.

Herzogstand Zirvesi (1.731 metre)

12 Eylül 2012 Çarşamba

Trekking Turları-1: Jochberg Zirvesi

Jochberg 1567 metre
Şehir tatili notlarına biraz ara verip bu aralar biz 'Demirci Ailesi' ni fazlasıyla heyecanlandıran 'Trekking Turları' na dair notlarımı sizlerle paylaşmak istiyorum. 1-2 günlük haftasonu kaçamakları, bizim için yeni ve bir o kadar heyecan verici bu dünyayı keşfetmemize yardımcı olmanın yanı sıra, bizi daha uzun soluklu doğa yürüyüşlerine de hazırlıyor. Yaşadığımız şehir de Münih olunca bize sadece bu hafta nerede yürüsek ya da nereye tırmansak demek kalıyor. Eğer siz de Almanya'nın Bavyera Eyaletine gelmişken 1-2 gün Alpler'de zaman geçirmenin güzel bir fıkir olduğuna inanıyorsanız burada paylaştıklarım size başlangıç için faydalı olacaktır. 

Hadi biraz dağ havası alalım!

12 Ağustos 2012 Pazar

Endülüs Tatil Notları - 5: Güneş, deniz ve keyif...

İspanya'nın en eski şehirlerinden birini, Ronda'yı görmeden edemezdik. Bu nedenle sabahın erken saatinde yola koyulup rotamızı bu güzel şehre çevirdik. Gudalevin Nehri'nin ikiye ayırdığı şehrin asıl özelliği iki yakanın birbirinden 120 metre derinlikte bir uçurum ile ayrılması ve bu yakaları birleştiren köprü. Puento Nuevo adı verilen bu köprü 1751 yılında inşa edilmiş. Yıl boyunca ortalama sıcaklığın 15 derece olduğu Ronda'da ortalama 2.700 saat güneş var. Ah ah, bizim Münih'de en çok özlemini çektiğimiz şey de tam olarak bu: Güneş! Ve Ronda bu istatistiksel bilgiyi doğrular biçimde sıcakken biz de gölge bir yer bulup sabah kahvesi keyfi yaptık. Ronda için biz birkaç saat ayırmıştık. Bu zaman zarfında da köprüyü en iyi fotoğraflayabileceğimiz yeri turist bilgi bürosundan öğrenip oraya gittik. Şu meşhur, her gezi kitabında bulabileceğiniz fotoğrafı çekmek için vadiye inmeniz gerekiyor. Vadiye arabayla gidebileceğiniz gibi yürüyerek de ulaşabilirsiniz. Yürümeyi planlayanların sağlam ayakkabılara ve sıcak havaya uygun kıyafetlere ihtiyacı var. Çok kolay bir parkur değil çünkü. Bu bölge, tatilini trekking ile birleştirmek isteyenler için ideal olabilir. Aklınızda bulunsun. 


5 Ağustos 2012 Pazar

Endülüs Tatil Notları - 4: Flamenko'nun şehri Sevilla




Endülüs Bölgesi'nin başkenti, Flamenko'nun beşiği Sevilla'dayız. Sevilla sahip olduğu güzelliğiyle birçok sanatçıya ilham kaynağı olmuş bir şehir. Cervantes Don Kişot'u Sevilla Hapishanesi'nde yazmış. Carmen (Bizet), Sevilla Berberi (Rossini), İspanyolca adı Don Juan olan Don Giovanni (Mozart) ve Fidelio (Beethoven) bu şehirde geçen operaların en bilinenleri. Yaklaşık 3,5 yıl önce Prag tatilimiz sırasında Mozart'ın bu ünlü eseri Don Giovanni'yi kukla tiyotrasında seyretme imkanımız olmuştu. Şimdiyse eserin geçtiği şehrin kendisini görmeye geldik. 

22 Temmuz 2012 Pazar

Endülüs Tatil Notlari - 3: Tarihiyle etkileyici, güzel avlularıyla büyüleyici Kurtuba Şehri



Adını "Nar"dan alan Granada'yı arkamızda bırakıp, bilim ve kültür beşiği Kurtuba'ya (Cordoba) doğru yola çıktık...

Ve yaklaşık 3 asır Endülüs Emevi Devleti'nin başkenti olan, Halife'nin yaşadığı şehir Kurtuba'dayız. O zamanların İstanbul'u ve Bağdat'ı kadar önemli olan bu şehir,  Kurtuba Camisi'nin yanısıra varolan 300 camisiyle, şehir ışıklandırmalarıyla, kanalizasyon sistemiyle, halka açık hamamlarıyla, ücretsiz verilen eğitim imkanlarıyla ve hastaneleriyle tarihte ileri medeniyet örneklerinden biri olarak yerini almış. Zengin bir kütüphaneye sahip üniversitesinde farklı kültürlerin ve dinlerin beraber çalışarak bilime katkı sağladığı şehir önemini uzun yıllar korumayı başarmış. Kurtuba'yı günümüzde hala önemli kılan ise Endülüs Emevi Devleti zamanında inşa edilen büyüleyici Kurtuba Camisi.